|
1. İdrar kaçırma nedir? Kişinin kontrolu dışında oluşan, sosyal ve/veya hijyenik problem yaratan idrar kaçırma durumudur
2. idrar kaçırma ne zaman normal kabul edilir? Üç yaşından küçük çocuklarda, ileri yaşta gözlenen bunamada ve psikiyatrik hastalarda idrar kaçırma normal kabul edilir ve tedavi edilmez.
3. İdrar kaçırmanın nedenleri nelerdir? Çok sayıda doğum yapma, iri bebek doğurma, müdehaleli doğum yapma, zor doğum yapma, kendi kendine doğum yapma, kalıtımsal nedenler, gebelik, aşırı kilo, menopoz, kabızlık, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (bronşit, astım v.d), pelvis tabanını ilgilendiren ameliyatlar geçirme ve sigara içimi idrar kaçırmanın nedenlerdir.
4. Kaç tip idrar kaçırma vardır? En sık gözlenen üç tipi vardır.
• Stres tipi (stres inkontinans): öksürme, hapşırma, ıkınma, ve zorlanma gibi karın içi basıncının arttığı durumlarda görülen idrar kaçırmadır. Nedeni mesane tabanı ve üretranın anatomik desteğinin zayıflamasıdır.
• Sıkışma tipi (Urge inkontinans-sıkışma inkontinansı): sıklıkla suyla ilgili işler yaparken şiddetli idrar yapma isteği ile birlikte ve tuvalete giderken idrar kaçırma şeklinde olan tipidir. Nedeni mesanenin idrarla dolarken ani olarak kasılmasıdır. Hastaların büyük çoğunluğunda neden bilinmemektedir. Bir kısmında diyabet, parkinson,demans ve multipl skleroz gibi kronik hastalıklar görülür. Bu bulgular aşırı aktif mesane sendromununda bulgularıdır.
• Karma inkontinans (Mikst inkontinans) ise ikisinin bir arada olmasıdır.
5. İdrar kaçırmanın toplumdaki sıklığı nedir? Ülkemizde bizim de yaptığımız çalışmalarda postmenopozal dönemde % 57, menopoz öncesi dönemde % 24-46 civarındadır(Demirci ve ark). Bu oranın % 70-80’i stres tipinde, % 20-30 ise tuvalete yetişememe tarzındadır. Gelişmiş ülkelerde doğurganlığın az olması ve ortalama kadın yaşının yüksek olması nedeniyle stres tipi az görülürken, ülkemizde doğurganlık oranı yüksek olduğu için stres tipi fazla ve daha genç kadınlarda görülmektedir.
6. İdrar kaçırma tipinin önemi nedir ? İdrar kaçırmanın tipi mutlaka belirlenmelidir. Kaçırmanın tipine ve ağırlığına göre konservatif tedavi yada ameliyat tedavisine karar verilir.
7. İdrar kaçırmanın hangi tipte olduğuna nasıl karar verilir? Önce hastaya işeme alışkanlıklarını not ettiği 3-4 gün süreli üriner günlük tutturulur ve takiben kapsamlı soruları içeren bir sorgulama formu doldurulur. Pelvis tabanın, vajenin, anal fonksiyonların değerlendirildiği bu konuda yetkin bir jinekolog tarafından detaylı bir jinekolojik muayene yapılır. Enfeksiyon araştırmak için idrar tahlili ve kültürü yapılır. Daha sonrada stres test ve ped test dediğimiz inkontinansı objektif gösteren testler yapılır. Bunların sonucuna göre idrar torbasının fonksiyonlarını değerlendiren ürodinami denilen testler ile idrar kaçırmanın hangi koşullarda oluştuğu ve tipi belirlenir.
8. Ürodinami nedir? Ürodinami idrar kaçırmanın varlığını, biçimini, mesane ve üretranın fonksiyonlarını gösteren bigisayar destekli basınç ve akım değişikliklerini ölçmeye denir.
9. Ürodinami nasıl yapılır? Çok basit ve ağrısız bir yöntemdir. Çok ince (2-3 mm) bir sonda ile idrar torbasına sıvı verilirken basınç değişiklikleri kaydedilir. Rektuma yerleştirilen bir sonda ile karın içi basınç ölçülür. Mesane dolarken ve boşalırken basınçlar birlikte ölçülür. Değişiklikler otomatik olarak kaydedilir. Bir takım manevralar ile idrar kaçağı olup olmadığı test edilir. Bu esnada sorulan sorularla idrar torbası hakkında fikir edinilir. Üretra fonksiyonları ölçülür. En son işeme grafisi yapılarak idrar yolları ve kasları hakkında fikir sahibi olunur. İdrar kaçırma tedavisinin etkili olup olmadığı, ne kadar etkili olduğu tedavi öncesi ve sonrası ürodinami yaparak objektif olarak karşılaştırılır.
10. Ürodinami sonrası ne yapılır? Kaydedilmiş ve hesaplanmış bilgisayar verileri hastanın muayene bulguları ve şikayetleri ile birleştirilerek tedavinin biçimine karar verilir.
11. Ürodinami sonucunda ne bulunur? Mesane ve üretra fonksiyonları, varsa idrar kaçırmanın biçimi ve derecesi tespit edilir.
12. İdrar kaçırmanın hangi tipinde ne tür tedavi uygulanmaktadır? Her tip idrar kaçırmada şikayetler hafif ise öncelikle konservatif tedavi yapılır. Bu tedaviler yetersiz kalıyorsa ameliyat yapılır.
13. Konservatif tedavi yöntemleri nelerdir? Konservatif tedavi yöntemleri: • İlaç tedavisi • Davranış terapisi (Mesane eğitimi) • Pelvik taban egzersizleri (Kegel) • Vajinal konlarla egzersiz • Biofeedback • Fonksiyonel Elektrik Stimülasyon (FES) • TENS • Peserler • Ekstrakorporal manyetik innervasyon (ExMI)- manyetik terapi (Manyetik sandalye)
14. Hangi tip idrar kaçırma ilaçla yada yukardaki konservatif yöntemlerle tedavi edilir.? Her tür idrar kaçırmada bu tedaviler kullanılır.
15. Konservatif tedavinin tipi neye göre belirlenir? Tedavinin tipi ve süresi ürodinami, üriner günlük, stres test, ped test ve muayene bulgularına göre bu konuda yetkin hekim tarafından belirlenmektedir.
16. İlaç tedavisi nedir ve ne kadar süre ile yapılır.? İlaç tedavisi idrar torbasının istem dışı kasılmalarını önlemek ve idrar torbasının kapasitesini artırmak için yapılır. Genellikle 2-3 ay süre bu tedavi için yeterlidir.
17. Egsersiz tedavisi nedir? Genital bölge ve pelvis taban kaslarını kuvvetlendirici tedavilerdir. Ürojinekoloji merkezlerindende uygulanan kon egzersiz, FES, biofeedback gibi yöntemlerin yanında hastanın kendi uyguladığı Kegel egzersizleri dediğimiz egzersizler de vardır.
18. Kegel egsersizleri nasıl ve ne kadar süre ile yapılır? Kegel egzersizlerini doğru yapmak önemlidir. Eğer yanlış yapılırsa tablo dahada ağırlaşabilir, hatta genital organlarda sarkma olabilir. Doğru olan ürojinekoloji merkezinde doğru kasların kasıldığının hekim tarafından aletlerle gösterilerek hastaya öğretildikten sonra hastanın uygulamasıdır. Ömür boyu yapılmalıdır.
19. Kegel egzersizlerinin yalnızca idrar kaçırmaya mı yararı vardır? Hayır. Bu egzersizler vajen etrafındaki kasların gücünü artırır, genital organ sarkmalarını engeller, orgazm ve cinsel ilişkinin (hem erkek hem kadın için) kalitesini artırır.
20. FES tedavisi nedir? Çok düşük doz elektirik akımı veren ve vajen içine yerleştirilen bir probla yapılır. Elektrik akımı rahim ve idrar torbası kaslarını aralıklı olarak kasarak kuvvetlendirir ve istem dışı kasılmalarını önler. Her tip idrar kaçırmada başarı sağlanılır. Doz ve süre hastaya göre ayarlanmaktadır.
21. FES tedavisi ne işe yarar ve ne kadar süre ile yapılır? Bu düşük doz elektrik akımları pelvis taban kaslarını kuvvetlendirir ve sinirlerin uyarısını düzenler. Genellikle haftada 2 kez her seansı 20-30 dakika süren 6-8 haftalık süreyle yapılır.
22. FES tedavisini kimlere ve nasıl yapıyorsunuz? Ürodinami sonucunda uygun görülen hastalara ürojinekoloji merkezinde uygulanır.
23. FES tedavisi kimlere uygulanmaz? Pelvik organ sarkmalarında, gebelikte, vajinal atrofi, vajinal enfeksiyon, kardiak aritmi ve kalp pili olanlarda uygulanmaz.
24. Manyetik sandalye tedavisi nedir? Altında pelvis kaslarını belli aralarla uyaran manyetik alan oluşturulan bir sandalyedir. Hastaya herhangi bir prob uygulanmaz. Sandalyede 20 dakika süreyle giysileri ile oturur. Çok yeni bir tedavi yöntemidir. Literatürde başarı oranları oldukça yüksektir.
25. Hangi tip idrar kaçırmada etkilidir? Ne kadar süre uygulanır? Her tip idrar kaçırmada etkilidir. Haftada 2 kez 8-10 hafta uygulanmaktadır.
26. Manyetik sandalye tedavisinin uygulanmadığı hasta grubu var mıdır? Kalp pili olan hastalara, spirali olanlara ve ciddi aritmisi olanlarda uygulanmamaktadır.
27. Manyetik sandalye yalnızca idrar kaçırmada mı uygulanmaktadır? Hayır. Orgazm problemlerinde, gaz gayta kaçırmada, kronik pelvik ağrıda, hatta erkeklerde ereksiyon sorunlarında ve prostat ameliyatları sonrası idrar kaçırmada da uygulanmaktadır.
28. FES ve Manyetik sandalye arasındaki fark nedir? İki yöntemin de başarı oranları benzerdir. FES te vajene yada rektuma bir prob yerleştirilir ve bu prob aracılığı ile pelvis tabanı uyarılır. Oysa manyetik sandalyede herhangibir prob uygulanmayan non invaziv bir yöntemdir.
29. Konservatif tedavilerin başarıları neye bağlıdır. Konservatif tedavilerde hastaya fonksiyon bozukluğu görsel materyallerle çok iyi anlatılmalıdır. Yaşam biçimini, sıvı alımı ve beslenmesini hekimin önerileriyle yeniden düzenlemelidir. Pelvik taban egzersizlerini hekim kontrolünde öğrenmelidir ve yaşamının bir parçası haline getirmelidir.
30. Ameliyat tedavisinin amacı nedir ve nasıl yapılmaktadır? Ameliyatta amaç sarkmış idrar torbası ve idrar yolunu normale döndürmek, rahimde sarkma varsa bunu düzeltmek ve genital bölge kaslarını eski formasyonlarına getirmektir.
31. Ameliyat nasıl yapılır? Ameliyat ya yalnızca idrar kaçırmayı düzeltmek için yada varsa ek pelvis anormalliklerini (idrar torbası, kalın barsak ve rahim sarkması, gaz kaçırma) de düzeltmek için yapılır. Yalnızca idrar kaçırmaya yönelik ameliyatlar artık lokal anestezi ile yapılmakta ve hasta aynı gün taburcu edilmektedir.
32. En sık yapılan ameliyatların şekli hakkında kısaca bilgi verirmisiniz? Eskiden yapılan ameliyatlar düşük başarı oranları nedeniyle terkedilmiştir. Günümüzde yalnızca Burch kolposüspansiyon ve tension-free üretropeksiler (TVT, IVS, MPS v.d) kullanılmaktadır.
33. Bu ameliyatların başarı oranları nelerdir? Başarı oranları % 90-95 tir.
34. Başarı oranlarını etkileyen en onemli neden nedir? Başarı oranlarını olumsuz etkileyen en önemli neden daha önce ameliyat geçirmiş olmasıdır. Maalesef bu etkisiz ameliyatlar halen yapılmaktadır ve hastalarımızın bir kısmını bu ameliyatları olan hastalar oluşturmaktadır. Bu nedenle hasta iyi değerlendirilmeli ve en uygun operasyon seçilmelidir.
35. Pelvis organ prolapsusları (sarkmaları) nelerdir? Pelvis içindeki idrar torbası, kalın barsak, ince barsaklar ve rahmin vajene doğru sarkmasıdır. Bu sarkma ileri derecede ise bu organların itmesi ile vajen dışarı dönmektedir.
36. Hangi organlar sarkmaktadır? • İdrar torbası • Kalın barsağın anüsle sonlanan son kısmı (rektum) • Rahim yada rahmi alınanlarda vajen kubbesi • İnce barsaklar • İleri vakalarda bu organların hepsi vajenin dışa dönmesi ile sarkabilir.
37. Sarkma nasıl anlaşılır? Taharetlenirken ele kitle gelebilir, idrar kaçırma, kabızlık olabilir. Vajinal relaksasyon nedeniyle cinsel ilişki sırasında hissedememe, partner hoşnutsuzluğu ve orgazm problemleri olabilir.
38. Sarkmanın nedenleri nelerdir? • Gebelik ve doğum • Menopoz • Şişmanlık • Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (astma, bronşit v.b) • Kabızlık • Ağır işlerde çalışma, ağırlık kaldırma • Genetik faktörler • Bağ dokusu zayıflığı • Pelvik organlarla ilgili ameliyat geçirmiş olmak
39. Sarkması olan hastalarda hangi şikayetler olur? • İdrar kaçırma, tuvalete yetişememe • İdrar yapamama • İdrar torbasını tam boşaltamama, elle bastırarak boşaltma • Büyük abdesti yapamama • Büyük abdest yada gaz kaçırma • Parmakla vajenden yardım ederek büyük abdest yapma • İlişkide bulunamama yada sakınma • İlişki sırasında ağrı • İlişki memnuniyetinin azalması ve orgazm olamama • İlişki sırasında idrar yada gaz kaçırma • Vajende ağırlık, basınç ve ağrı hissetme • Kuyruk sokumunda ve belde yatma ile geçen ağrı • Vajinal akıntı ve kanama 40. Sarkmalardan nasıl korunulur? prolapsustan korunmak için öncelikle pelvis tabana zarar verecek faktörlerden uzak durulmalıdır. Şunlardan sakınılmalıdır: • Şişmanlık • Ağır iş yapma, ağır kaldırma • Öksürük ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (sigara içilmemeli) • Kabızlık
Gebelik doktor kontrolünde olmalı, doğum mutlaka uzman hekim tarafından yapılmalı ve doğumu zorlaştıracak herhangi bir risk faktörü varsa hasta bekletilmeden sezaryen yapılmalıdır. Gebelik süresince fazla kilo almamalı ve Kegel egzersizleri (Pelvik taban egzersizleri) yapılmalıdır.
41. Sarkması olan hastalar yalnızca idrar mı kaçırırlar? Hayır, bazı hastalarda idrar yapamama, elle yardımla yapma gibi durumlar olabilir. Bu nedenle ameliyat öncesi idrar kaçırmayan hastalar sonrasında kaçırabilirler. Ameliyat öncesinde hasta iyi değerlendirilmelidir.
42. Sarkma tedavisinin amaçları nelerdir? • Anatomik bozuklukların düzeltilmesi • Mesane fonksiyonlarının düzeltilmesi • Barsak fonksiyonlarını düzeltilmesi • Cinsel ilişkiyle ilişkili problemlerin ortadan kaldırlmasını amaçlamalıdır.
43. Sarkma tedavisi nelerdir? Medikal kapasitesi düşük ameliyat yapılamayacak yaşlı hastalarda peserler kullanılmaktadır. Daha genç hastalarda ise ameliyat yapılmaktadır. Ameliyatta amaç fonksiyonunu kaybeden organlara (vajen, pelvis tabanı, mesane tabanı) yeniden fonksiyon kazandırılmasıdır.
44. Ameliyatlar hangi yolla yapılmaktadır? Vajinal yada abdominal yolla yapılmaktadır.
45. Ameliyat seçimi önemli midir? Ameliyat seçimi çok önemlidir. Eğer ilk ameliyat doğru tanı ve seçimle yapılmazsa ikinci operasyonda başarı şansı azalmaktadır. Muayene yetkin bir uzman tarafından yapılmalı ve bütün pelvis defektleri aynı seansda düzeltilmelidir.
46. Karından ve vajenden yapılan ameliyatların farkları nelerdir? Karından yapılan ameliyatlar teknik olarak daha zor, uzun süren ve komplikasyonları daha fazla olan ama başarı oranları yüksek ameliyatlardır. Bu nedenle genç hastalarda abdominal ameliyatlar tercih edilmektedir. Son yıllarda vajinal yolla yapılan ve başarı oranları karından yapılan amaliytlarla benzer olan meş ameliyatları avantajları nedeniyle daha fazla tercih edilmektedir. 47. Ameliyatların başarı oranı nedir? Karından yapılan ameliyatlarda başarı oranı uzun dönemde % 90, vajinal yapılan ameliyatlarda % 70 civarındandır. İkinci kez ameliyatlarda başarı oranı düşmektedir. Yeni uygulamaya başladığımız vajinal yolla yapılan total ön arka mesh uygulamalarında başarı oranı % 90'ın üzerindedir.
48. Doğumlardan sonra cinsel ilişki sırasında eskisi gibi hissedememe, uyarılamama ve orgazm problemi yaşıyorum. Eşiminde memnun olmadığını hissediyorum. Bu durum ne ile ilişkilidir?. Nasıl düzelir? Vajen etrafındaki kasların gücünün azalmasına ve genişlemesine bağlı olarak bu durum oluşabilir. Detaylı bir muayeneden sonra operasyonla vajen eski formuna getirilir.
49. Vajen girişinde iç dudakların çok uzun olması zaman zaman ilişkide problem yaratıyor, mayodan ya da dar pantolonlardan belli oluyor, estetik görünmüyor. Bu düzeltilebilir mi? Evet lokal anestezi ile yapılan kısa bir operasyonla küçük dudaklar kısaltılabilir.
50. İdrar kaçırma ve pelvik organ sarkmalarında yenilikler var mıdır? Evet devrim niteliğinde değişiklikler vardır. Bilimsel ve teknolojik gelişmelere paralel olarak bu konulardaki bilgi, tanı yöntemleri, tedavi yöntemleri ile ilgili son 10 yılda ciddi değişiklikler olmuştur. Hastalar güncel bilimsel veriler ışığında değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir.
|